Ana Sayfa

 
 

Aranacak kelime

Sure seçiniz






 

Ali Bulaç Rahman ve Rahim Olan Allah`ın Adıyla

Ali Bulaç 1- Nun. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun.

Ali Bulaç 2- Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.

Ali Bulaç 3- Gerçekten senin için kesintisiz bir ecir vardır.

Ali Bulaç 4- Gerçekten sen, pek büyük bir ahlak üzeresin.

Ali Bulaç 5- Artık yakında göreceksin, onlar da görecekler.

Ali Bulaç 6- Sizden, hanginizin 'fitneye tutulup-çıldırdığını.'

Ali Bulaç 7- Elbette Rabbin, kimin kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.

Ali Bulaç 8- Şu halde yalanlayanlara itaat etme.

Ali Bulaç 9- Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp-uzlaşacaklardı.

Ali Bulaç 10- Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,

Ali Bulaç 11- Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan),

Ali Bulaç 12- Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar,

Ali Bulaç 13- Zorba-saygısız, sonra da kulağı kesik;

Ali Bulaç 14- Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,

Ali Bulaç 15- Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: '(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır' diyen.

Ali Bulaç 16- Yakında biz onun hortumu (burnu) üzerine damga vuracağız.

Ali Bulaç 17- Gerçek şu ki, biz o bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi, bunlara da bela verdik. Hani onlar, sabah vakti (erkenden ve kimseye haber vermeden) onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine dair and içmişlerdi.

Ali Bulaç 18- (Bu konuda) Hiç bir istisna yapmıyorlardı.

Ali Bulaç 19- Fakat onlar, uyuyorlarken, Rabbin tarafından dolaşıp-gelen bir afet üstünü sarıp-kuşatıverdi.

Ali Bulaç 20- Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup-kapkara kesildi.

Ali Bulaç 21- Nihayet sabah vakti birbirlerine seslendiler.

Ali Bulaç 22- 'Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp-çıkın.'

Ali Bulaç 23- Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp-gittiler:

Ali Bulaç 24- 'Bugün sakın oraya hiç bir yoksul girip karşınıza çıkmasın.'

Ali Bulaç 25- (Yoksulları) Engellemeye güçleri yetebilirmiş gibi erkenden gittiler.

Ali Bulaç 26- Ama onu görünce: 'Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız' dediler.

Ali Bulaç 27- 'Hayır, biz (her şeyden ve bütün servetimizden) yoksun bırakıldık.'

Ali Bulaç 28- (İçlerinde) Mutedil olan biri dedi ki: 'Ben size dememiş miydim? (Allah'ı) Tesbih edip yüceltmeniz gerekmez miydi?'

Ali Bulaç 29- Deriler ki: “Rabbimiz seni tesbih eder, yüceltiriz; gerçekten zalim imişiz.”

Ali Bulaç 30- Şimdi birbirlerine karşı kendilerini kınamaya başladılar.

Ali Bulaç 31- 'Yazıklar bize, gerçekten azgınmışız' dediler.

Ali Bulaç 32- 'Belki Rabbimiz, onun yerine daha hayırlısını verir; şüphesiz biz, yalnızca Rabbimize rağbet eden kimseleriz.'

Ali Bulaç 33- İşte azab böyledir. Ahiret azabı ise, muhakkak çok daha büyüktür; bir bilseler.

Ali Bulaç 34- Doğrusu, muttaki olanlar için Rableri katında nimetlerle donatılmış cennetler vardır.

Ali Bulaç 35- Öyleyse, müslümanları suçlu-günahkar olanlar gibi (eşit) kılar mıyız?

Ali Bulaç 36- Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?

Ali Bulaç 37- Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?

Ali Bulaç 38- İçinde, neyi seçip-beğenirseniz, mutlaka sizin olacak diye.

Ali Bulaç 39- Yoksa sizin için üzerimizde kıyamete kadar sürüp gidecek bir yemin mi var ki siz ne hüküm verirseniz o, mutlaka sizin kalacak, diye.

Ali Bulaç 40- Onlara sor: 'Hangisi bunun savunuculuğunu yapacak?

Ali Bulaç 41- Yoksa onların ortakları mı var? Şu halde eğer doğru söylüyorlarsa, ortaklarını getirsinler.

Ali Bulaç 42- Ayağın üstünden (örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler.

Ali Bulaç 43- Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam iken secdeye davet edilirlerdi.

Ali Bulaç 44- Artık bu sözü yalan sayanı sen Bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.

Ali Bulaç 45- Ben, onlara süre tanıyorum. Elbette benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.

Ali Bulaç 46- Sen, onlardan bir ücret mi istiyorsun ki, haksız bir borçtan dolayı ağır bir yük altında kalmışlar?

Ali Bulaç 47- Yoksa gayb (görünmeyenin bilgisi) onların yanında mıdır ki, kendileri yazıp duruyorlar?

Ali Bulaç 48- Şimdi sen, Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus) gibi olma; hani o, içi kahır dolu olarak (Rabbine) çağrıda bulunmuştu.

Ali Bulaç 49- Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşmasaydı, mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı.

Ali Bulaç 50- Fakat Rabbi onu seçti ve onu salihlerden kıldı.

Ali Bulaç 51- O inkâr edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. 'O, gerçekten bir delidir' diyorlar.

Ali Bulaç 52- Oysa o (Kur'an), alemlere bir zikr (öğüt, hatırlatma, hüküm ve üstün bir şeref)den başka bir şey değildir.

 
 
   
1 Fatiha Suresi | 2 Bakara Suresi | 3 Ali İmran Suresi | 4 Nisa Suresi | 5 Maide Suresi | 6 En'am Suresi | 7 A'raf Suresi | 8 Enfal Suresi | 9 Tevbe Suresi | 10 Yunus Suresi | 11 Hud Suresi | 12 Yusuf Suresi | 13 Rad Suresi | 14 İbrahim Suresi | 15 Hicr Suresi | 16 Nahl Suresi | 17 İsra Suresi | 18 Kehf Suresi | 19 Meryem Suresi | 20 Ta-Ha Suresi | 21 Enbiya Suresi | 22 Hac Suresi | 23 Müminun Suresi | 24 Nur Suresi | 25 Furkan Suresi | 26 Şuara Suresi | 27 Neml Suresi | 28 Kasas Suresi | 29 Ankebut Suresi | 30 Rum suresi | 31 Lokman Suresi | 32 Secde Suresi | 33 Ahzab Suresi | 34 Sebe Suresi | 35 Fatır Suresi | 36 Ya-sin Suresi | 37 Saffat Suresi | 38 Sad Suresi | 39 Zümer Suresi | 40 Mümin Suresi | 41 Fussilet Suresi | 42 Şura Suresi | 43 Zühruf Suresi | 44 Dühan Suresi | 45 Casiye Suresi | 46 Ahkaf Suresi | 47 Muhammed Suresi | 48 Fetih Suresi | 49 Hucurat Suresi | 50 Kaf Suresi | 51 Zariyat Suresi | 52 Tur Suresi | 53 Necm Suresi | 54 Kamer Suresi | 55 Rahman Suresi | 56 Vakıa Suresi | 57 Hadid Suresi | 58 Mücadile Suresi | 59 Haşr Suresi | 60 Mümtehine Suresi | 61 Saff Suresi | 62 Cumua Suresi | 63 Münafıkun Suresi | 64 Teğabün Suresi | 65 Talak Suresi | 66 Tahrim Suresi | 67 Mülk Suresi | 68 Kalem Suresi | 69 Hakka Suresi | 70 Mearic Suresi | 71 Nuh Suresi | 72 Cin Suresi | 73 Müzzemmil Suresi | 74 Müddesir Suresi | 75 Kıyamet Suresi | 76 İnsan Suresi | 77 Mürselat Suresi | 78 Nebe Suresi | 79 Naziat Suresi | 80 Abese Suresi | 81 Tekvir Suresi | 82 İnfitar Suresi | 83 Mutaffifin Suresi | 84 İnşıkak Suresi | 85 Büruc Suresi | 86 Tarık Suresi | 87 A'la Suresi | 88 Ğaşiye Suresi | 89 Fecr Suresi | 90 Beled Suresi | 91 Şems Suresi | 92 Leyl Suresi | 93 Duha Suresi | 94 İnşirah Suresi | 95 Tın Suresi | 96 Alak Suresi | 97 Kadir Suresi | 98 Beyyine Suresi | 99 Zilzal Suresi | 100 Adiyat Suresi | 101 Kaaria Suresi | 102 Tekasür Suresi | 103 Asr Suresi | 104 Hüzeme Suresi | 105 Fil Suresi | 106 Kureyş Suresi | 107 Maun Suresi | 108 Kevser Suresi | 109 Kafirun Suresi | 110 Nasr Suresi | 111 Tebbet Suresi | 112 İhlas Suresi | 113 Felak Suresi | 114 Nas Suresi
 

Ana Sayfa