Ana Sayfa

 
 

Aranacak kelime

Sure seçiniz






 

Ali Bulaç Rahman ve Rahim Olan Allah`ın Adıyla

Ali Bulaç 1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer ve dörder kanatlı melekleri elçiler kılan Allah'ındır; O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.

Ali Bulaç 2- Allah, insanlar için rahmetinden her neyi açacak olsa, artık onu kısıp-tutacak yoktur; her neyi kısar-tutarsa, artık onu da ondan sonra salıverecek yoktur. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Bulaç 3- Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka yaratıcı var mı? O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz?

Ali Bulaç 4- Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden önceki elçiler de yalanlandı. (Sonunda bütün) İşler Allah'a döndürülür.

Ali Bulaç 5- Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın.

Ali Bulaç 6- Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman edinin. O, kendi grubunu, ancak çılgınca yanan ateşin halkından olmağa çağırır.

Ali Bulaç 7- O inkâr edenler; onlar için şiddetli bir azab vardır. İman edip salih amellerde bulunanlar ise; onlar için de bir bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.

Ali Bulaç 8- Kötü olarak işledikleri kendisine çekici-süslü kılınıp da onu güzel gören mi (Allah katında kabul görecek)? Artık şüphesiz Allah, dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. Öyleyse, onlara karşı nefsin hasretlere kapılıp gitmesin. Gerçekten Allah, yaptıklarını bilendir.

Ali Bulaç 9- Allah, rüzgarları gönderir, onlar da bulutu kaldırır, böylece biz onu ölü bir beldeye sürükleriz, onunla, yeri ölümünden sonra diriltiriz. İşte (ölümden sonra) dirilip- yayılma da böyledir.

Ali Bulaç 10- Kim izzeti istiyorsa, artık bütün izzet Allah'ındır. Güzel söz O'na yükselir, salih amel de onu yükseltir. Kötülükleri tasarlayıp düzenleyenler ise; onlar için şiddetli bir azab vardır. Onların tasarladıkları 'boşa çıkıp bozulur'.

Ali Bulaç 11- Allah sizi topraktan yarattı, sonra bir damla sudan. Sonra sizi çift çift kıldı. O'nun bilgisi olmaksızın, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır. Gerçekten bu, Allah'a göre kolaydır.

Ali Bulaç 12- İki deniz bir değildir. Şu, tatlı, susuzluğu keser ve içimi kolay; şu da, tuzlu ve acıdır. Ancak her birinden taze et yersiniz ve takınmakta olduğunuz süs eşyalarını çıkarırsınız. O'nun fazlından aramanız ve umulur ki şükretmeniz için gemilerin onda (denizde) suları yara yara akıp gittiğini görürsün.

Ali Bulaç 13- (Allah) Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar; güneşi ve ayı emre amade kılmıştır, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte bunları (yaratıp düzene koyan) Allah sizin Rabbinizdir; mülk O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, 'bir çekirdeğin incecik zarına' bile malik olamazlar.

Ali Bulaç 14- Eğer onlara dua ederseniz, duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap veremezler. Kıyamet gününde ise, sizin şirk koşmanızı tanımayacaklardır. (Bunu her şeyden) Haberi olan Allah gibi sana (hiç kimse) haber vermez.

Ali Bulaç 15- Ey insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ğaniy (hiç bir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır.

Ali Bulaç 16- Dileyecek olsa, sizi giderir (yok eder) ve yepyeni bir halk getirir.

Ali Bulaç 17- Bu, Allah'a göre güç değildir.

Ali Bulaç 18- Hiç bir günahkar (ve suçlu) bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, -bu, yakın-akrabası da olsa- kendisine ondan hiç bir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden 'içleri titreyerek-korkmakta' olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip-arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip-arınmıştır. Sonunda dönüş Allah'adır.

Ali Bulaç 19- Kör olanla (basiretle) gören bir değildir;

Ali Bulaç 20- Karanlıklarla aydınlık,

Ali Bulaç 21- Gölge ile sıcaklık da.

Ali Bulaç 22- Diri olanlarla ölüler de bir değildir. Gerçekten Allah, dilediğine işittirir; sen ise kabirlerde olanlara işittirecek değilsin.

Ali Bulaç 23- Sen, yalnızca bir uyarıcısın.

Ali Bulaç 24- Şüphesiz biz seni, hak ile bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Hiç bir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı gelip-geçmiş olmasın.

Ali Bulaç 25- Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlandı; elçileri ise; kendilerine apaçık ayetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.

Ali Bulaç 26- Sonra Ben de o inkâr edenleri yakalayıverdim. Beni inkarları nasıl oldu (onlar gördüler)?

Ali Bulaç 27- Allah'ın gökyüzünden su indirdiğini görmedin mi? Böylece onunla, renkleri değişik olan meyveler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı renkleri değişik ve siyah yollar (kıldık).

Ali Bulaç 28- İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır. Kulları içinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek-korkar'. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır.

Ali Bulaç 29- Gerçekten Allah'ın Kitabını okuyanlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak edenler; kesin olarak zarara uğramayacak bir ticareti umabilirler.

Ali Bulaç 30- Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve kendi fazlından onlara arttırır. Şüphesiz O, bağışlayandır, şükrü kabul edendir.

Ali Bulaç 31- Kendinden öncekini doğrulayıcı olarak sana Kitap'tan vahyettiğimiz gerçeğin ta kendisidir. Şüphesiz Allah, elbette haber alandır, görendir.

Ali Bulaç 32- Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir.

Ali Bulaç 33- Adn cennetleri (onlarındır); oraya girerler, orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler. Ve orada onların elbiseleri ipek(ten)dir.

Ali Bulaç 34- Derler ki: 'Bizden hüznü giderip yok eden Allah'a hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz, gerçekten bağışlayandır, şükrü kabul edendir.'

Ali Bulaç 35- 'Ki O, bizi kendi fazlından (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi; burada bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada bize bir bıkkınlık da dokunmaz.'

Ali Bulaç 36- İnkar edenlere gelince, onlar için de cehennem ateşi vardır. Onlar için ne, karar verilir, ki böylece ölüversinler ne kendilerine onun azabından (bir şey) hafifletilir. İşte biz, her nankör olanı böyle cezalandırırız.

Ali Bulaç 37- İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: 'Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım.' Size orada (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur.

Ali Bulaç 38- Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Gerçek şu ki O, sinelerin özünde (saklı) olanı bilir.

Ali Bulaç 39- Yeryüzünde sizi halifeler kılan O'dur. Öyleyse kim inkâr ederse, artık inkârı kendi aleyhinedir. Rableri katında kafir olanlara kendi inkârları gazabtan başkasını arttırmaz ve kafir olanlara kendi inkârları kayıptan başkasını arttırmaz.

Ali Bulaç 40- De ki: 'Siz, Allah'ın dışında taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Bana haber verin; yerden neyi yaratmışlardır? Ya da onların göklerde bir ortaklığı mı var? Yoksa biz onlara bir kitap vermişiz de onlar bundan (dolayı) apaçık bir belge üzerinde midirler? Hayır, zulmedenler, birbirlerine aldatmadan başkasını vadetmiyorlar.

Ali Bulaç 41- Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim’dir, bağışlayandır.

Ali Bulaç 42- Yeminlerinin olanca güçleriyle, kendilerine bir uyarıcı-korkutucu gelecek olsa, ümmetlerinin herhangi birinden mutlaka daha doğru olacaklarına dair, Allah'a and içtiler. Ancak onlara bir uyarıcı-korkutucu geldiğinde (bu,) nefretlerinden başkasını artırmadı.

Ali Bulaç 43- (Hem de) Yeryüzünde büyüklük taslayarak ve kötülüğü tasarlayıp düzenleyerek. Oysa hileli düzen, kendi sahibinden başkasını sarıp-kuşatmaz. Artık onlar öncekilerin sünnetinden başkasını mı gözlemektedirler? Sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın ve sen, Allah'ın sünnetinde kesinlikle bir dönüşüm de bulamazsın.

Ali Bulaç 44- Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler; üstelik onlar kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir.

Ali Bulaç 45- Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayacak olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiç bir canlıyı bırakmazdı, ancak onları, adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir.

 
 
   
1 Fatiha Suresi | 2 Bakara Suresi | 3 Ali İmran Suresi | 4 Nisa Suresi | 5 Maide Suresi | 6 En'am Suresi | 7 A'raf Suresi | 8 Enfal Suresi | 9 Tevbe Suresi | 10 Yunus Suresi | 11 Hud Suresi | 12 Yusuf Suresi | 13 Rad Suresi | 14 İbrahim Suresi | 15 Hicr Suresi | 16 Nahl Suresi | 17 İsra Suresi | 18 Kehf Suresi | 19 Meryem Suresi | 20 Ta-Ha Suresi | 21 Enbiya Suresi | 22 Hac Suresi | 23 Müminun Suresi | 24 Nur Suresi | 25 Furkan Suresi | 26 Şuara Suresi | 27 Neml Suresi | 28 Kasas Suresi | 29 Ankebut Suresi | 30 Rum suresi | 31 Lokman Suresi | 32 Secde Suresi | 33 Ahzab Suresi | 34 Sebe Suresi | 35 Fatır Suresi | 36 Ya-sin Suresi | 37 Saffat Suresi | 38 Sad Suresi | 39 Zümer Suresi | 40 Mümin Suresi | 41 Fussilet Suresi | 42 Şura Suresi | 43 Zühruf Suresi | 44 Dühan Suresi | 45 Casiye Suresi | 46 Ahkaf Suresi | 47 Muhammed Suresi | 48 Fetih Suresi | 49 Hucurat Suresi | 50 Kaf Suresi | 51 Zariyat Suresi | 52 Tur Suresi | 53 Necm Suresi | 54 Kamer Suresi | 55 Rahman Suresi | 56 Vakıa Suresi | 57 Hadid Suresi | 58 Mücadile Suresi | 59 Haşr Suresi | 60 Mümtehine Suresi | 61 Saff Suresi | 62 Cumua Suresi | 63 Münafıkun Suresi | 64 Teğabün Suresi | 65 Talak Suresi | 66 Tahrim Suresi | 67 Mülk Suresi | 68 Kalem Suresi | 69 Hakka Suresi | 70 Mearic Suresi | 71 Nuh Suresi | 72 Cin Suresi | 73 Müzzemmil Suresi | 74 Müddesir Suresi | 75 Kıyamet Suresi | 76 İnsan Suresi | 77 Mürselat Suresi | 78 Nebe Suresi | 79 Naziat Suresi | 80 Abese Suresi | 81 Tekvir Suresi | 82 İnfitar Suresi | 83 Mutaffifin Suresi | 84 İnşıkak Suresi | 85 Büruc Suresi | 86 Tarık Suresi | 87 A'la Suresi | 88 Ğaşiye Suresi | 89 Fecr Suresi | 90 Beled Suresi | 91 Şems Suresi | 92 Leyl Suresi | 93 Duha Suresi | 94 İnşirah Suresi | 95 Tın Suresi | 96 Alak Suresi | 97 Kadir Suresi | 98 Beyyine Suresi | 99 Zilzal Suresi | 100 Adiyat Suresi | 101 Kaaria Suresi | 102 Tekasür Suresi | 103 Asr Suresi | 104 Hüzeme Suresi | 105 Fil Suresi | 106 Kureyş Suresi | 107 Maun Suresi | 108 Kevser Suresi | 109 Kafirun Suresi | 110 Nasr Suresi | 111 Tebbet Suresi | 112 İhlas Suresi | 113 Felak Suresi | 114 Nas Suresi
 

Ana Sayfa