Ana Sayfa

 
 

Aranacak kelime

Sure seçiniz






 

Ali Bulaç Rahman ve Rahim Olan Allah`ın Adıyla

Ali Bulaç 1- Ta, Sin, Mim.

Ali Bulaç 2- Bunlar, apaçık olan Kitabın ayetleridir.

Ali Bulaç 3- Onlar mü'min olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi?)

Ali Bulaç 4- Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.

Ali Bulaç 5- Onlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.

Ali Bulaç 6- Gerçekten yalanladılar; fakat alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.

Ali Bulaç 7- Yeryüzünde bir bakmadılar mı ki, biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.

Ali Bulaç 8- Şüphesiz, bunda bir ayet vardır; ancak onların çoğu mü'min değildirler.

Ali Bulaç 9- Şüphesiz, senin Rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir.

Ali Bulaç 10- Hani Rabbin, Musa'ya seslenmişti: 'Zulmetmekte olan kavme git;'

Ali Bulaç 11- Firavun'un kavmine, hâlâ sakınmıyorlar mı?'

Ali Bulaç 12- Dedi ki: 'Rabbim, gerçekten beni yalanlamalarından korkuyorum.'

Ali Bulaç 13- 'Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder.'

Ali Bulaç 14- 'Üstelik, onların bana karşı (davasını savunacakları bir cinayet) suçu(m) var; bundan dolayı beni öldürmelerinden korkuyorum.'

Ali Bulaç 15- (Allah:) 'Hayır,' dedi. 'İkiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz.'

Ali Bulaç 16- 'Gecikmeksizin Firavun'a giderek deyin ki: Gerçekten biz, alemlerin Rabbi'nin elçisiyiz,'

Ali Bulaç 17- 'İsrailoğullarını bizimle birlikte göndermen için (sana geldik).'

Ali Bulaç 18- (Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: 'Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?'

Ali Bulaç 19- 'Ve yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin.'

Ali Bulaç 20- (Musa) Dedi ki: 'Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım.'

Ali Bulaç 21- 'Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı.'

Ali Bulaç 22- 'Bana karşı lütuf-dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır.'

Ali Bulaç 23- Firavun dedi ki: 'Alemlerin Rabbi nedir?'

Ali Bulaç 24- Dedi ki: 'Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir. Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir).'

Ali Bulaç 25- Çevresindekilere dedi ki: 'İşitiyor musunuz?'

Ali Bulaç 26- (Musa:) Dedi ki: 'O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir.'

Ali Bulaç 27- (Firavun) Dedi ki: 'Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir.'

Ali Bulaç 28- 'Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan her şeyin Rabbidir' dedi (Musa).

Ali Bulaç 29- (Firavun) dedi ki: 'Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım.'

Ali Bulaç 30- (Musa) Dedi ki: 'Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?'

Ali Bulaç 31- (Firavun) Dedi ki: 'Eğer doğru söylüyorsan, onu getir.'

Ali Bulaç 32- Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

Ali Bulaç 33- Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanıvermiş'.

Ali Bulaç 34- (Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: 'Bu” dedi, 'Doğrusu çok bilen bir büyücüdür.'

Ali Bulaç 35- 'Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?'

Ali Bulaç 36- Dediler ki: 'Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder,'

Ali Bulaç 37- 'Bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler.'

Ali Bulaç 38- Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.

Ali Bulaç 39- Ve insanlara da: 'Siz de toplanıyor musunuz? dendi.'

Ali Bulaç 40- 'Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız.'

Ali Bulaç 41- Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a: 'Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?' dediler.

Ali Bulaç 42- 'Evet' dedi. 'Üstelik şüphesiz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız.'

Ali Bulaç 43- Musa onlara dedi ki: 'Atacağınızı atın.'

Ali Bulaç 44- Onlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve: 'Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz' dediler.

Ali Bulaç 45- Böylelikle Musa da asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuveriyor.

Ali Bulaç 46- Anında büyücüler secdeye kapandılar.

Ali Bulaç 47- (Ve:) 'Alemlerin Rabbine iman ettik' dediler.

Ali Bulaç 48- 'Musa'nın ve Harun'un Rabbine.'

Ali Bulaç 49- (Firavun) Dedi ki: 'Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Gerçek şu ki, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım.'

Ali Bulaç 50- 'Hiç zararı yok' dediler. 'Çünkü biz gerçekten Rabbimize dönücüleriz.'

Ali Bulaç 51- 'Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimizin hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.'

Ali Bulaç 52- Musa'ya: 'Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz' diye vahyettik.

Ali Bulaç 53- Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

Ali Bulaç 54- 'Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur;'

Ali Bulaç 55- 'Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler.'

Ali Bulaç 56- 'Biz ise uyanık bir grubuz' (dedi).

Ali Bulaç 57- Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;

Ali Bulaç 58- Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.

Ali Bulaç 59- İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

Ali Bulaç 60- Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.

Ali Bulaç 61- İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: 'Gerçekten yakalandık' dediler.

Ali Bulaç 62- (Musa:) 'Hayır' dedi. 'Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir.'

Ali Bulaç 63- Bunun üzerine Musa'ya: 'Asanla denize vur' diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.

Ali Bulaç 64- Ötekileri de buraya yaklaştırdık.

Ali Bulaç 65- Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk.

Ali Bulaç 66- Sonra ötekileri suda boğduk.

Ali Bulaç 67- Şüphesiz, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Ali Bulaç 68- Gerçekten Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Ali Bulaç 69- Onlara İbrahim'in haberini de aktar-oku:

Ali Bulaç 70- Hani, babasına ve kavmine: 'Siz neye kulluk ediyorsunuz?' demişti.

Ali Bulaç 71- Demişlerdi ki: 'Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz.'

Ali Bulaç 72- Dedi ki: 'Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?'

Ali Bulaç 73- 'Ya da size bir yararları veya zararları dokunuyor mu?'

Ali Bulaç 74- 'Hayır' dediler. 'Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk.'

Ali Bulaç 75- (İbrahim) Dedi ki: 'Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?'

Ali Bulaç 76- 'Hem siz, hem de eski atalarınız?'

Ali Bulaç 77- 'İşte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin Rabbi hariç'

Ali Bulaç 78- 'Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O'dur;'

Ali Bulaç 79- 'Bana yediren ve içiren O'dur;'

Ali Bulaç 80- 'Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;'

Ali Bulaç 81- 'Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O'dur,'

Ali Bulaç 82- 'Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;'

Ali Bulaç 83- 'Rabbim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat;'

Ali Bulaç 84- 'Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver.'

Ali Bulaç 85- 'Beni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl,'

Ali Bulaç 86- 'Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır.'

Ali Bulaç 87- 'Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün küçük düşürme,'

Ali Bulaç 88- 'Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde.'

Ali Bulaç 89- 'Ancak Allah'a selim bir kalp ile gelenler başka.'

Ali Bulaç 90- (O gün) Cennet takva sahiplerine yaklaştırılır.

Ali Bulaç 91- Cehennem de azgınlar için sergilenir.

Ali Bulaç 92- Ve onlara: 'Tapmakta olduklarınız nerede?' denilir;

Ali Bulaç 93- 'Allah'ın dışında olan (ilah)lar; size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?

Ali Bulaç 94- Artık onlar ve azgınlar içine dökülmüşlerdir.

Ali Bulaç 95- Ve İblis'in bütün orduları da.

Ali Bulaç 96- Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki:

Ali Bulaç 97- 'Andolsun Allah'a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz,'

Ali Bulaç 98- 'Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk.

Ali Bulaç 99- 'Bizi suçlu-günahkarlardan başka saptıran olmadı.'

Ali Bulaç 100- 'Artık bizim için ne bir şefaatçi var,'

Ali Bulaç 101- 'Ne de candan-yakın bir dost.'

Ali Bulaç 102- 'Bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik.'

Ali Bulaç 103- Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Ali Bulaç 104- Şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Ali Bulaç 105- Nuh kavmi de gönderilen (peygamber)leri yalanladı.

Ali Bulaç 106- Hani onlara kardeşleri Nuh: 'Sakınmaz mısınız?' demişti.

Ali Bulaç 107- 'Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'

Ali Bulaç 108- 'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.'

Ali Bulaç 109- 'Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir.'

Ali Bulaç 110- 'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.’’

Ali Bulaç 111- Dediler ki: 'Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?'

Ali Bulaç 112- Dedi ki: 'Onların yapmakta oldukları hakkında benim bilgim yoktur.'

Ali Bulaç 113- 'Onların hesabı yalnızca Rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)'

Ali Bulaç 114- 'Ve ben mü'min olanları kovacak değilim.'

Ali Bulaç 115- 'Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.'

Ali Bulaç 116- Dediler ki: 'Eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten taşa tutulup kovulacaksın.'

Ali Bulaç 117- Dedi ki: 'Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı.'

Ali Bulaç 118- 'Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar.'

Ali Bulaç 119- Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.

Ali Bulaç 120- Sonra bunun ardından geride kalanları suda-boğduk.

Ali Bulaç 121- Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Ali Bulaç 122- Gerçekten senin Rabbin güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Ali Bulaç 123- Ad (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı.

Ali Bulaç 124- Hani onlara kardeşleri Hud: 'Sakınmaz mısınız?' demişti.

Ali Bulaç 125- 'Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'

Ali Bulaç 126- 'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.'

Ali Bulaç 127- 'Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir.'

Ali Bulaç 128- 'Siz, her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz?'

Ali Bulaç 129- 'Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz?'

Ali Bulaç 130- 'Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?'

Ali Bulaç 131- 'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.'

Ali Bulaç 132- 'Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup-sakının.'

Ali Bulaç 133- 'Size hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti.'

Ali Bulaç 134- 'Bahçeler ve pınarlar da.'

Ali Bulaç 135- 'Doğrusu, ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.'

Ali Bulaç 136- Dediler ki: 'Bizim için farketmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da.'

Ali Bulaç 137- 'Bu, geçmiştekilerin 'geleneksel tutumundan başkası değildir.'

Ali Bulaç 138- 'Biz azab görecek değiliz.'

Ali Bulaç 139- Böylelikle onu yalanladılar, biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Ali Bulaç 140- Gerçekten senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Ali Bulaç 141- Semud (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.

Ali Bulaç 142- Hani onlara kardeşleri Salih: 'Sakınmaz mısınız? demişti.

Ali Bulaç 143- 'Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'

Ali Bulaç 144- 'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.'

Ali Bulaç 145- 'Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir.“

Ali Bulaç 146- 'Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?'

Ali Bulaç 147- 'Bahçelerin ve pınarların içinde,'

Ali Bulaç 148- 'Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?'

Ali Bulaç 149- 'Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz.'

Ali Bulaç 150- 'Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.'

Ali Bulaç 151- 'Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin.'

Ali Bulaç 152- 'Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik-düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar).'

Ali Bulaç 153- Dediler ki: 'Sen ancak büyülenmişlerdensin.'

Ali Bulaç 154- 'Sen yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru söylüyorsan, bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim.'

Ali Bulaç 155- Dedi ki: 'İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir.'

Ali Bulaç 156- 'Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.

Ali Bulaç 157- 'Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.'

Ali Bulaç 158- Böylece azab onları yakaladı. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Ali Bulaç 159- Gerçekten Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Ali Bulaç 160- Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.

Ali Bulaç 161- Hani onlara kardeşleri Lut: 'Sakınmaz mısınız?' demişti.

Ali Bulaç 162- 'Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'

Ali Bulaç 163- 'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.'

Ali Bulaç 164- 'Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir.'

Ali Bulaç 165- 'Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz?

Ali Bulaç 166- 'Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz.'

Ali Bulaç 167- Dediler ki: 'Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (buradan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.'

Ali Bulaç 168- Dedi ki: 'Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım.'

Ali Bulaç 169- 'Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar.'

Ali Bulaç 170- Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

Ali Bulaç 171- Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.

Ali Bulaç 172- Sonra geride kalanları yerle bir ettik.

Ali Bulaç 173- Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp-korkutulanların yağmuru ne kötü.

Ali Bulaç 174- Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Ali Bulaç 175- Gerçekten Rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir.

Ali Bulaç 176- Eyke halkı da, gönderilen (peygamber)leri yalanladı.

Ali Bulaç 177- Hani onlara Şuayb: 'Sakınmaz mısınız?' demişti.

Ali Bulaç 178- 'Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'

Ali Bulaç 179- 'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.'

Ali Bulaç 180- 'Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir.'

Ali Bulaç 181- 'Ölçüyü tam tutun ve eksiltenlerden olmayın.'

Ali Bulaç 182- 'Dosdoğru olan terazi ile tartın.'

Ali Bulaç 183- 'İnsanların eşyasını değerden düşürüp-eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.'

Ali Bulaç 184- 'Sizi ve önceki yaratılmışları yaratandan sakının”.

Ali Bulaç 185- Dediler ki: 'Sen ancak büyülenmişlerdensin”.

Ali Bulaç 186- 'Sen, yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin ve senin gerçekte yalancılardan olduğunu sanıyoruz.'

Ali Bulaç 187- 'Eğer doğru söylüyorsan, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver.'

Ali Bulaç 188- Dedi ki: 'Rabbim yaptıklarınızı daha iyi bilir.

Ali Bulaç 189- Sonunda onu yalanladılar, böylece onları o gölgelik-gününün azabı yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabıydı.

Ali Bulaç 190- Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Ali Bulaç 191- Gerçekten Rabbin güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Ali Bulaç 192- Gerçekten o (Kur'an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir.

Ali Bulaç 193- Onu Ruhu'l-emin indirdi.

Ali Bulaç 194- Uyarıcılardan olman için, senin kalbinin üzerine (indirmiştir).

Ali Bulaç 195- Apaçık Arapça bir dille.

Ali Bulaç 196- Ve hiç şüphesiz, o (Kur'an), geçmişlerin kitaplarında da vardır.

Ali Bulaç 197- İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir delil (ayet) değil mi?

Ali Bulaç 198- Onu Arapça bilmeyen birine indirmiş olsaydık.

Ali Bulaç 199- Böylece onlara okusaydı, yine ona iman edecek değillerdi.

Ali Bulaç 200- Biz onu, suçlu-günahkarların kalbine işte böyle işlettik.

Ali Bulaç 201- O pek acı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.

Ali Bulaç 202- Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.

Ali Bulaç 203- Derler ki: 'bize bir süre tanınır mı?'

Ali Bulaç 204- Onlar yine azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?

Ali Bulaç 205- Gördün mü; onları yıllarca yararlandırsak,

Ali Bulaç 206- Sonra kendilerine va'dolunan (azab günü) geliverse,

Ali Bulaç 207- Yararlandıkları şey, kendilerini (görecekleri azabtan) bağımsız kılamaz.

Ali Bulaç 208- Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, biz hiç bir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.

Ali Bulaç 209- (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.

Ali Bulaç 210- Onu (Kur'an'ı) şeytanlar indirmemiştir.

Ali Bulaç 211- Bu, onlara yaraşmaz ve güç de yetiremezler.

Ali Bulaç 212- Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.

Ali Bulaç 213- Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarıp-yakarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun.

Ali Bulaç 214- (Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.

Ali Bulaç 215- Ve mü'minlerden, sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger.

Ali Bulaç 216- Eğer sana karşı koyacak olurlarsa, artık de ki: 'Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım.'

Ali Bulaç 217- Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (Allah')a tevekkül et.

Ali Bulaç 218- Kıyam ettiğin zaman seni görüyor.

Ali Bulaç 219- Secde edenler arasında dönüp dolaşmanı da.

Ali Bulaç 220- Hiç şüphesiz O, işitendir, bilendir.

Ali Bulaç 221- Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi?

Ali Bulaç 222- ’Gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler.

Ali Bulaç 223- Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.

Ali Bulaç 224- Şairler ise; gerçekten onlara azgın-sapıklar uyar.

Ali Bulaç 225- Görmedin mi; onlar, her bir vadide vehmedip duruyorlar,

Ali Bulaç 226- Ve gerçekten onlar, yapmayacakları şeyleri söylüyorlar.

Ali Bulaç 227- Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öclerini alanlar) başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.

 
 
   
1 Fatiha Suresi | 2 Bakara Suresi | 3 Ali İmran Suresi | 4 Nisa Suresi | 5 Maide Suresi | 6 En'am Suresi | 7 A'raf Suresi | 8 Enfal Suresi | 9 Tevbe Suresi | 10 Yunus Suresi | 11 Hud Suresi | 12 Yusuf Suresi | 13 Rad Suresi | 14 İbrahim Suresi | 15 Hicr Suresi | 16 Nahl Suresi | 17 İsra Suresi | 18 Kehf Suresi | 19 Meryem Suresi | 20 Ta-Ha Suresi | 21 Enbiya Suresi | 22 Hac Suresi | 23 Müminun Suresi | 24 Nur Suresi | 25 Furkan Suresi | 26 Şuara Suresi | 27 Neml Suresi | 28 Kasas Suresi | 29 Ankebut Suresi | 30 Rum suresi | 31 Lokman Suresi | 32 Secde Suresi | 33 Ahzab Suresi | 34 Sebe Suresi | 35 Fatır Suresi | 36 Ya-sin Suresi | 37 Saffat Suresi | 38 Sad Suresi | 39 Zümer Suresi | 40 Mümin Suresi | 41 Fussilet Suresi | 42 Şura Suresi | 43 Zühruf Suresi | 44 Dühan Suresi | 45 Casiye Suresi | 46 Ahkaf Suresi | 47 Muhammed Suresi | 48 Fetih Suresi | 49 Hucurat Suresi | 50 Kaf Suresi | 51 Zariyat Suresi | 52 Tur Suresi | 53 Necm Suresi | 54 Kamer Suresi | 55 Rahman Suresi | 56 Vakıa Suresi | 57 Hadid Suresi | 58 Mücadile Suresi | 59 Haşr Suresi | 60 Mümtehine Suresi | 61 Saff Suresi | 62 Cumua Suresi | 63 Münafıkun Suresi | 64 Teğabün Suresi | 65 Talak Suresi | 66 Tahrim Suresi | 67 Mülk Suresi | 68 Kalem Suresi | 69 Hakka Suresi | 70 Mearic Suresi | 71 Nuh Suresi | 72 Cin Suresi | 73 Müzzemmil Suresi | 74 Müddesir Suresi | 75 Kıyamet Suresi | 76 İnsan Suresi | 77 Mürselat Suresi | 78 Nebe Suresi | 79 Naziat Suresi | 80 Abese Suresi | 81 Tekvir Suresi | 82 İnfitar Suresi | 83 Mutaffifin Suresi | 84 İnşıkak Suresi | 85 Büruc Suresi | 86 Tarık Suresi | 87 A'la Suresi | 88 Ğaşiye Suresi | 89 Fecr Suresi | 90 Beled Suresi | 91 Şems Suresi | 92 Leyl Suresi | 93 Duha Suresi | 94 İnşirah Suresi | 95 Tın Suresi | 96 Alak Suresi | 97 Kadir Suresi | 98 Beyyine Suresi | 99 Zilzal Suresi | 100 Adiyat Suresi | 101 Kaaria Suresi | 102 Tekasür Suresi | 103 Asr Suresi | 104 Hüzeme Suresi | 105 Fil Suresi | 106 Kureyş Suresi | 107 Maun Suresi | 108 Kevser Suresi | 109 Kafirun Suresi | 110 Nasr Suresi | 111 Tebbet Suresi | 112 İhlas Suresi | 113 Felak Suresi | 114 Nas Suresi
 

Ana Sayfa