Ana Sayfa

 
 

Aranacak kelime

Sure seçiniz






 

Ali Bulaç Rahman ve Rahim Olan Allah`ın Adıyla

Ali Bulaç 1- Kaf, He, Ye, Ayn, Sâd.

Ali Bulaç 2- (Bu,) Rabbinin, kulu Zekeriya'ya rahmetinin zikridir.

Ali Bulaç 3- Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman;

Ali Bulaç 4- Demişti ki: 'Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım.'

Ali Bulaç 5- 'Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım bir kısır (kadın)dır. Artık bana kendi katından bir yardımcı armağan et.'

Ali Bulaç 6- 'Bana mirasçı olsun. Yakup oğullarına da mirasçı olsun. Rabbim, onu (kendisinden) razı olunan(lardan) kıl.'

Ali Bulaç 7- (Allah buyurdu:) 'Ey Zekeriya, şüphesiz biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; biz bundan önce ona hiç bir adaş kılmamışız.'

Ali Bulaç 8- Dedi ki: 'Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım.'

Ali Bulaç 9- (Ona gelen melek:) 'İşte böyle' dedi. 'Rabbin dedi ki: - Bu benim için kolaydır, daha önce sen hiç bir şey değil iken, seni yaratmıştım.'

Ali Bulaç 10- Dedi ki: 'Rabbim, bana bir alamet (ayet) ver.' Dedi ki: 'Senin alametin, sapasağlam iken, üç tam gece insanlarla konuşmamandır.'

Ali Bulaç 11- Böylelikle (Zekeriya) mescidten kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaret etti: 'Sabah akşam tesbih edin.'

Ali Bulaç 12- (Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) 'Ey Yahya, Kitabı kuvvetle tut.' Daha çocuk iken ona hikmet verdik.

Ali Bulaç 13- Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi.

Ali Bulaç 14- Ana ve babasına itaatkardı ve isyan eden bir zorba değildi.

Ali Bulaç 15- Ona selam olsun; doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağı gün de.

Ali Bulaç 16- Kitap'ta Meryem'i de zikret. Hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti.

Ali Bulaç 17- Sonra onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece ona ruhumuz (Cibril'i) göndermiştik, ona düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.

Ali Bulaç 18- Demişti ki: 'Gerçekten ben, senden Rahman (olan Allah)a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma).'

Ali Bulaç 19- Demişti ki: 'Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım).'

Ali Bulaç 20- O: 'Benim nasıl bir erkek çocuğum olabilir? Bana hiç bir beşer dokunmamışken ve ben azgın utanmaz (bir kadın) değilken' dedi.

Ali Bulaç 21- 'İşte böyle' dedi. 'Rabbin, dedi ki: -Bu benim için kolaydır. Onu insanlara bir ayet ve bizden bir rahmet kılmak için (bu çocuk olacaktır).' Ve iş de olup bitmişti.

Ali Bulaç 22- Böylelikle ona gebe kaldı, sonra onunla ıssız bir yere çekildi.

Ali Bulaç 23- Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: 'Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutulsaydım.'

Ali Bulaç 24- Altından (bir ses) ona seslendi: 'Hüzne kapılma, Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır.'

Ali Bulaç 25- Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin.'

Ali Bulaç 26- Artık, ye, iç ; gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: 'Ben Rahman (olan Allah) a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım.'

Ali Bulaç 27- Böylece onu taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: 'Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın.'

Ali Bulaç 28- 'Ey Harun'un kız kardeşi, senin baban kötü bir kişi değildi ve annen de azgın, utanmaz (bir kadın) değildi.'

Ali Bulaç 29- Bunun üzerine ona (çocuğa) işaret etti. Dediler ki: 'Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?'

Ali Bulaç 30- (İsa) Dedi ki: 'Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. (Allah) Bana Kitabı verdi ve beni peygamber kıldı.'

Ali Bulaç 31- 'Nerede olursam (olayım,) beni kutlu kıldı ve hayat sürdüğüm müddetçe, bana namazı ve zekatı vasiyet (emr) etti.'

Ali Bulaç 32- 'Anneme itaati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı.'

Ali Bulaç 33- 'Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de.'

Ali Bulaç 34- İşte Meryem oğlu İsa; hakkında kuşkuya düştükleri 'Hak Söz'.

Ali Bulaç 35- Allah'ın çocuk edinmesi olacak şey değil. O yücedir. Bir işin olmasına karar verirse, ancak ona: 'Ol' der, o da hemen oluverir.

Ali Bulaç 36- Gerçek şu ki, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.

Ali Bulaç 37- İçlerinden (birtakım) gruplar ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten dolayı, vay inkâr edenlere.

Ali Bulaç 38- Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler. Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.

Ali Bulaç 39- İş(in) hükme bağlanıp biteceği, hasret gününe karşı onları uyar; onlar bir gaflet içindedirler ve onlar inanmıyorlar.

Ali Bulaç 40- Elbette, yeryüzüne ve üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

Ali Bulaç 41- Kitap'ta İbrahim'i de zikret. Gerçekten o, doğruyu-söyleyen bir peygamberdi.

Ali Bulaç 42- Hani babasına demişti: 'Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?

Ali Bulaç 43- 'Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım.'

Ali Bulaç 44- 'Babacığım, şeytana kulluk etme, kuşkusuz şeytan, Rahman (olan Allah)a başkaldırandır.'

Ali Bulaç 45- 'Babacığım, gerçekten ben, sana Rahman tarafından bir azabın dokunacağından korkuyorum, o zaman şeytanın velisi olursun.'

Ali Bulaç 46- (Babası) Demişti ki: 'İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan, andolsun, seni taşa tutarım; uzun bir süre benden uzaklaş, (bir yerlere) git.'

Ali Bulaç 47- (İbrahim:) 'Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır' dedi.

Ali Bulaç 48- 'Sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan kopup-ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım.'

Ali Bulaç 49- Böylelikle, onlardan ve Allah'tan başka taptıklarından kopup-ayrılınca ona İshak'ı ve (oğlu) Yakup'u armağan ettik ve her birini peygamber kıldık.

Ali Bulaç 50- Onlara rahmetimizden armağan(lar) bağışladık ve onlar için yüce bir doğruluk dili verdik.

Ali Bulaç 51- Kitap'ta Musa'yı da zikret. Çünkü o, ihlasa erdirilmiş ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

Ali Bulaç 52- Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

Ali Bulaç 53- Ona rahmetimizden kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak armağan ettik.

Ali Bulaç 54- Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, va'dinde doğruydu ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

Ali Bulaç 55- Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu ve o, Rabbi katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

Ali Bulaç 56- Kitap'ta İdris'i de zikret. Çünkü o, doğru olan bir peygamberdi.

Ali Bulaç 57- Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.

Ali Bulaç 58- İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahmanın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar.

Ali Bulaç 59- Sonra onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz (kılma duyarlılığın)ı kaybettiler ve şehvetlerine kapılıp-uydular. Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.

Ali Bulaç 60- Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler ve hiç bir şeyle zulme uğratılmayacaklar.

Ali Bulaç 61- Adn cennetleri (onlarındır) ki, Rahman (olan Allah, onu) kendi kullarına gaybtan vadetmiştir. Şüphesiz O'nun va'di yerine gelecektir.

Ali Bulaç 62- Onda ‘boş bir söz’ işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.

Ali Bulaç 63- O cennet; biz, kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varisçi kılacağız.

Ali Bulaç 64- Biz (elçiler) ancak Rabbiniz emriyle ineriz. Önümüzde, ardımızda ve bunlar arasında olan her şey O'nundur. Senin Rabbin kesinlikle unutkan değildir.

Ali Bulaç 65- Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbidir; şu halde O'na ibadet et ve O'na ibadette kararlı ol. Hiç O'nun adaşı olan birini biliyor musun?

Ali Bulaç 66- İnsan demektedir ki: 'Ben öldükten sonra mı, gerçekten diri olarak çıkarılacağım?'

Ali Bulaç 67- İnsan önceden, hiç bir şey değilken, gerçekten onu yaratmış olduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu?

Ali Bulaç 68- Andolsun Rabbine, onları da, şeytanları da mutlaka haşredeceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız.

Ali Bulaç 69- Sonra, her bir gruptan Rahmana karşı azgınlık göstermek bakımından en şiddetli olanını ayıracağız.

Ali Bulaç 70- Sonra biz ona (cehenneme) girmeye kimlerin en çok uygun olduğunu daha iyi biliriz.

Ali Bulaç 71- Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.

Ali Bulaç 72- Sonra, takva sahiplerini kurtarırız ve zulmedenleri diz üstü çökmüş olarak bırakıveririz.

Ali Bulaç 73- Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, o inkârcılar, iman edenlere derler ki: 'İki gruptan hangisi, makam bakımından daha iyi, topluluk bakımından daha güzeldir?'

Ali Bulaç 74- Onlardan önce nice insan- nesillerini yıkıma uğrattık, onlar mal (giyim, kuşam ve tefriş) bakımından da, gösteriş bakımından da daha güzeldiler.

Ali Bulaç 75- De ki: 'Kim sapıklık içindeyse, Rahman (olan Allah), ona süre tanıdıkça tanır; kendilerine va'dedileni -ya azabı veya kıyamet saatini- gördükleri zaman artık kimin yeri (makam, mevki) daha kötü, kimin askeri- gücü daha zayıfmış, öğreneceklerdir.

Ali Bulaç 76- Allah, hidayet bulanlara hidayeti arttırır. Sürekli olan salih davranışlar, Rabbinin katında sevap bakımından daha hayırlı, varılacak sonuç bakımından da daha hayırlıdır.

Ali Bulaç 77- Ayetlerimizi inkar edip, bana: 'Elbette mal ve çocuklar verilecektir' diyeni gördün mü?

Ali Bulaç 78- O, gayba mı tanık oldu, yoksa Rahmanın katında(n) bir ahid mi aldı?

Ali Bulaç 79- Asla; demekte olduğunu yazacağız ve onun için azabta(n) da süre tanıdıkça tanıyacağız.

Ali Bulaç 80- Onun söylemekte olduğuna biz mirasçı olacağız; o bize, 'yapayalnız tek başına' gelecektir.

Ali Bulaç 81- Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

Ali Bulaç 82- Hayır; (o yalancı ilahlar) onların tapınışlarını inkar edecekler ve onlara karşı çelişkiye düşecekler.

Ali Bulaç 83- Görmedin mi, biz gerçekten şeytanları, kafirlerin üzerine gönderdik, onları tahrik edip kışkırtıyorlar.

Ali Bulaç 84- Onlara karşı acele davranma; biz onlar için ancak saydıkça sayıyoruz.

Ali Bulaç 85- Takva sahiplerini bir heyet halinde Rahman (ın huzurun)a toplayacağımız gün,

Ali Bulaç 86- Suçlu-günahkarları susamışlar olarak cehenneme süreceğiz.

Ali Bulaç 87- Rahmanın katında ahid almışların dışında (onlar) şefaate malik olmayacaklardır.

Ali Bulaç 88- 'Rahman çocuk edinmiştir' dediler.

Ali Bulaç 89- Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup-geldiniz.

Ali Bulaç 90- Neredeyse bundan dolayı, gökler paramparça olacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti.

Ali Bulaç 91- Rahman adına çocuk öne sürdüklerinden (ötürü bunlar olacaktı.)

Ali Bulaç 92- Rahman (olan Allah)a çocuk edinmek yaraşmaz.

Ali Bulaç 93- Göklerde ve yerde olan (herkesin ve her şeyin) tümü Rahman (olan Allah)a, yalnızca kul olarak gelecektir.

Ali Bulaç 94- Andolsun, onların tümünü kuşatmış ve onları sayı olarak saymış bulunmaktadır.

Ali Bulaç 95- Ve onların hepsi, kıyamet günü O'na, 'yapayalnız, tek başlarına' geleceklerdir.

Ali Bulaç 96- İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır.

Ali Bulaç 97- Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman için.

Ali Bulaç 98- Biz, onlardan önce nice insan- nesillerini yıkıma uğrattık; (şimdiyse) onlardan hiç birini hissediyor veya onların fısıltılarını duyuyor musun?

 
 
   
1 Fatiha Suresi | 2 Bakara Suresi | 3 Ali İmran Suresi | 4 Nisa Suresi | 5 Maide Suresi | 6 En'am Suresi | 7 A'raf Suresi | 8 Enfal Suresi | 9 Tevbe Suresi | 10 Yunus Suresi | 11 Hud Suresi | 12 Yusuf Suresi | 13 Rad Suresi | 14 İbrahim Suresi | 15 Hicr Suresi | 16 Nahl Suresi | 17 İsra Suresi | 18 Kehf Suresi | 19 Meryem Suresi | 20 Ta-Ha Suresi | 21 Enbiya Suresi | 22 Hac Suresi | 23 Müminun Suresi | 24 Nur Suresi | 25 Furkan Suresi | 26 Şuara Suresi | 27 Neml Suresi | 28 Kasas Suresi | 29 Ankebut Suresi | 30 Rum suresi | 31 Lokman Suresi | 32 Secde Suresi | 33 Ahzab Suresi | 34 Sebe Suresi | 35 Fatır Suresi | 36 Ya-sin Suresi | 37 Saffat Suresi | 38 Sad Suresi | 39 Zümer Suresi | 40 Mümin Suresi | 41 Fussilet Suresi | 42 Şura Suresi | 43 Zühruf Suresi | 44 Dühan Suresi | 45 Casiye Suresi | 46 Ahkaf Suresi | 47 Muhammed Suresi | 48 Fetih Suresi | 49 Hucurat Suresi | 50 Kaf Suresi | 51 Zariyat Suresi | 52 Tur Suresi | 53 Necm Suresi | 54 Kamer Suresi | 55 Rahman Suresi | 56 Vakıa Suresi | 57 Hadid Suresi | 58 Mücadile Suresi | 59 Haşr Suresi | 60 Mümtehine Suresi | 61 Saff Suresi | 62 Cumua Suresi | 63 Münafıkun Suresi | 64 Teğabün Suresi | 65 Talak Suresi | 66 Tahrim Suresi | 67 Mülk Suresi | 68 Kalem Suresi | 69 Hakka Suresi | 70 Mearic Suresi | 71 Nuh Suresi | 72 Cin Suresi | 73 Müzzemmil Suresi | 74 Müddesir Suresi | 75 Kıyamet Suresi | 76 İnsan Suresi | 77 Mürselat Suresi | 78 Nebe Suresi | 79 Naziat Suresi | 80 Abese Suresi | 81 Tekvir Suresi | 82 İnfitar Suresi | 83 Mutaffifin Suresi | 84 İnşıkak Suresi | 85 Büruc Suresi | 86 Tarık Suresi | 87 A'la Suresi | 88 Ğaşiye Suresi | 89 Fecr Suresi | 90 Beled Suresi | 91 Şems Suresi | 92 Leyl Suresi | 93 Duha Suresi | 94 İnşirah Suresi | 95 Tın Suresi | 96 Alak Suresi | 97 Kadir Suresi | 98 Beyyine Suresi | 99 Zilzal Suresi | 100 Adiyat Suresi | 101 Kaaria Suresi | 102 Tekasür Suresi | 103 Asr Suresi | 104 Hüzeme Suresi | 105 Fil Suresi | 106 Kureyş Suresi | 107 Maun Suresi | 108 Kevser Suresi | 109 Kafirun Suresi | 110 Nasr Suresi | 111 Tebbet Suresi | 112 İhlas Suresi | 113 Felak Suresi | 114 Nas Suresi
 

Ana Sayfa